Hep hayalini kurduğum şeydir, hesaplar kitaplar yapmadan, “Kim ne der, nasıl bulur?” diye düşünmeden, var olduğun ve düşündüğün gibi yazmak. Yazmak ve yaşamak bir anda oluştu bende. Bize öğretilen ve dayatılan, genel kabul görmüş toplumsal kuralların dışına çıkıp, “İşte aslında ben buyum,” diyebilmek ve ardından derin bir ohh ve rahatlama…

Rahatlama dediğimiz süreç, biraz kısa sürse de Don Kişot misali savunabilmek düşünceleri, biraz insanların sizden tedirginlik duymasına neden olsa da ve hatta epey bir yalnızlaşmayı göze alsak da…

Zordur bu memlekette, insan olabilmek, insan kalabilmek ve özellikle kadın olmak…

Bir macera idi benim için gezmek ve fotoğraf çekmek. İşte şimdi buna en büyük parantezi açıp bir de yazmaya başlıyorum. Yazarak arınacağım, çoğalacağım ve belki de yalnızlaşacağım; ancak süreci yaşarken paylaşmaya devam edeceğimden kuşkunuz olmasın.

Benim dünyam, benim 24.12.2015 saat 00:30 hislerim…