Kimi insan melankoliye benzer.
Pencere kenarında bir terlik sesi, bir gazete tutuşu, bir bakış özler.
Kimi insan da kedere benzer.
Gerçeği sadece ayrılık öğretir.
Her çekirdek kendi kabuğunun içinde çürür.
Kimi insan umuda benzer.
Kalabalığın içinde bir an dalar gider.
Gülümserken yakalar kendini.

Sinan Sülün, OT Dergisi Ocak/2016 Sayısı

Umuda benzetirim oysa ki hep kendimi. Ama Ne oluyor böyle? Neden böylesine olmazlardayım ki?

Bir yanım bahar bahçe, bir yanım yağmur fırtına.

“Sus,” diyorum içimdeki kırgınlıklara, hayal kırıklıklarına, insanlardaki dönüşüme, başkalaşmaya, farkına varmak yoruyor beni çok fazla.

Bir de bunun üzerine Merkür Retrosu çıktı. :) Yükselenim Oğlakmış, burcum İkizler.

Diyorlar ki, “İkizler şanslı, oğlak çalkantılı…”

Çok çalkalandım Ocak ayında; tıpkı türbülansa girmiş uçaktaki yolcu gibi :)

Detayları yazsam şaşırırsınız, “Yok canım, o kadar da değil,” diye.

Peki, ben yazmayayım, siz de okumayın.

Derinlere itilirken, “Ehh, bir de yazmak için en ideal zamanmış, öyle diyorlar.”

Deniyorum, zorluyorum, yok çıkmıyor cümleler.

Blog sayfasını hazırlarken, “İçimdeki öfke ve fırtınaları yazacağım,” demiştim kendi kendime.

Fırtınada savruluyorum, kapayıp gözümü ay sonuna kadar uyuyasım var.

31 Ocak’ta dürtün beni, olur mu?

Benim Dünyam, benim 13 Ocak Çarşamba, Saat 21:02 hislerim…