Anlamıyorsunuz, değil mi?

Tam da ülkede Barış Rüzgarları eserken, etkin sosyal medya sayesinde aslında bildiğimiz ama sık sık unuttuğumuz ülke gerçeklerinin tekrar farkına varmaya başlarken elime geçiyor bu film.

Ehh, benim gibi insan yaşamlarını, duygularını merak edip anlamaya çalışan biri için kaçınılmaz “İki Dil Bir Bavul”u izlemek.

Film’de, Emre öğretmen, Zülküf, Rojda ve diğer öğrencilerin hikayesi aslında yaşadığımız toprakların bir gerçeğine parmak basıyor. Tüm sadeliği ve basitliği ile net ifade edilen bir durum tespiti. Ana dilde eğitim hakkının sorgulandığı gündemde taleplerin haklılık ya da haksızlığına verilecek masumane bir cevap olmuş bence.

Belgesel tarzında çekilen bu filmde, hiçbir kurgu yok. Bir öğretim yılı doğal süreçte çekilerek izleyiciye sunulmuş. Temizlenen sınıf, taşınan odun, yakılan soba ve birbirlerinin gözlerine bakarak anlatmaya ve anlaşılmaya çalışan öğrenciler ve öğretmen. Denizli’den, Urfa, Siverek Demirci köyüne atanan Emre Öğretmenin, ana dilleri Kürtçe olan Kürt çocuklar ile iletişim kurmaya çalışması ve bu arada kendi yaşamsal mücadelesini gözler önüne seriyor.

Oturdukları yerden diğer yaşamları sorgulayanlar için çocuklar en iyi şekilde ifade ediyorlar gerçekleri. Birlikte yaşam fikrini anlatan, yermeyen, ötekileştirmeyen senaryo ile vicdanımı sorgular halde buluyorum kendimi.

Yerli ve yabancı pek çok festivalden ödül ile dönen filmin dili Türkçe ve Kürtçe. 2008 yılı yapımı filmi Orhan Eskiköy-Özgür Doğan yapıp yönetmiş. “Bu çok etkileyici filmi izlemenizi rica ediyorum” diyen Nuri Bilge Ceylan’a katılmamak mümkün değil :)

Keyifli seyirler :)