Bir dost ziyaretinde tanıştım Gündüz Vassaf’ın kitapları ile.

Sevgili Yusuf Abi’m… :) Yusuf Yılmaz, “Al bak Leyla, bir oku sonra söylersin fikirlerini,” dedi.

İyi bir okuyucu olan Yusuf Abi’min önerilerini boş geçemem verdi elime kitabı çevirdim ilk sayfalarını.

Sonra orada olduğumu unutup, bıraktım dost meclisindeki sohbeti daldım “Cehenneme Övgü” ye. :)

Hızlı hızlı sayfalara göz gezdirip, “Evet işte gerçekten böyle,“ derken, gözlerimin kocaman kocaman olduğunu söyleyip gülümsediler bana. :)

Daha ilk bölümde vurmuştu Gündüz Vassaf “Geceye Övgü “ bölümü ile. Şöyle diyor:

Gece, düzen güçleri uykudadır. Bürokrasi, askeriye, okullar, polis, kısacası yaşamımızı düzenleyen tüm güçler uykudadır. Askerler hepimizden önce yatağa girerler. Dünya’nın bu en baskıcı kurumunun mensupları, en erken yatanlardır aynı zamanda. Aslında, tüm totaliter kurumlarda insan her zaman erken yatmak zorundadır – yatılı okullarda, manastırlarda, ailede, cezaevlerinde, hastanelerde. Kişinin istediği saatte yatma hakkını destekleyen, bu özgürlüğe onay veren hiçbir kurum tanımıyorum. Aşk üzerine kurulu olan ve iki kişinin özgür iradesi ile gerçekleşen evliliklerde bile, çiftler yatağa aynı saatlerde girmezlerse, biri diğerinden daha geç yatar, geceyi daha fazla yaşarsa, sorunlar çıkmakta gecikmez.

Evet, işte koskoca bir gerçek, gecelerimizde bile özgür değiliz. Özgürlüğümüzü sorgulayacak 13 bölümden oluşan bu kitabı elimden bırakamadım.

Okuduğum kitabı sahiplenmek gibi kötü bir huyum var. :) Hemen ertesi günü Cehenneme Övgü ve Cennetin Dibi kitap serisini edinmiştim bile…

Tam anlamı ile sarhoş olmuş hâlde kitabın sonuna geldiğimde okuduğum şu dizeler gerçekten sarhoş etmişti beni. :)

Gündüz Vassaf’ın, Charles Pierre Baudelaire’den yaptığı alıntı:

SARHOŞ OLUN

Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda, Tek sorun bu 
Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? Şarapla, şiirler ya da erdemle, nasıl isterseniz.
Ama sarhoş olun.
Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, “Saat kaç “ deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını;
“Sarhoş olma saatidir. Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz” 

Zaman zaman şarapla, çoğunlukla okuyarak ve erdemle yaşayarak Sarhoş olmaya devam der, şiddetle öneririm Gündüz Vassaf ve kitaplarını. :)